Yaşlı Büyükanne Karlovy Vary

Yüreğimde Taşıdığım Şehirler – KARLOVY VARY

Yılları hem yaşamış, hem biriktirmiş, biriktirirken yaşlanmış, yaşlanırken modası geçmiş. Yıllara boyun eğmiş zarif bir Büyükanne Karlovy Vary yada eski Alman Karlsbad.

Gençliğinde bir dönem Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK bile abayı yakmış bu zarif kadına.

Şaşaalı gençliğinden kalma vizon kürkü omuzlarında, saçını incili tarakları ile toplamış, buruşuk yaşlı ellerinde çok karatlık zümrüt yüzüğü ve nur yüzünde gündüzün sakinliği, kapısının çalınmasını bekliyor, geçmişten birinin gelip onu alacağını ve bembeyaz keten örtülü, incecik porselen tabaklı, gümüş çatal bıçak ile yemeklerin servis edildiği bir masada, Bohemia kristal kadehlerde kırmızı şarabı sağlığına kaldıracaklarını düşünüyor, düşlüyor.

Bekliyor … Bekliyor … Bekliyor …

Günboyu eski dostlarını hatta, tanıdıklarını bile bekliyor. Tabii kapısı çalınmıyor ve gece inerken üzerine kasabanın, uyuyakalıyor Büyükanne Karlovy Vary, gündüzü daha bitiremeden. Yaşlılıktan gündüzleri yaşıyor Karlovy Vary, gecelere enerjisi yetmiyor, erkenden uyuyor, hava kararır kararmaz.

Avrupa’nın geçmişini öğrenmek istiyorsanız bu Büyükanne ile tanışmalısınız, henüz yaşıyorken.

Anlatacağı o kadar çok şey var ki eskilerden, bir yandan o anlatıyor, bir yandan siz Tepla Nehrinde maskeli baloya karışıyorsunuz, üstelik davetsiz olarak. Elinizde Bohemia şampanya kadehi, tanıdık bir yüz arıyorsunuz etrafınızda. O kadar kısa sürüyor ki Balo, bir geliş bir gidiş mesafesi nehrin kenarında ya da göz açıp kapayana kadar. Karlovy Nine anlatmaya devam ediyor bu arada, kendisi bile nefesinin yetmesine şaşırıyor, zaman zaman kapanıyor gözleri yorgunluktan, sonra aniden enerji buluyor sevdiği biri aklına gelince.

Tepla nehrinde zaman o kadar yavaş akıyor ki, unutulmasını buna bağlıyor insan. Hani, varolmanın reçetesi olsa elinizde, yeni baştan kuracaksınız bu nehri, daha debili , daha deli dolu.

Ayrılırken bu yaşlı ve yorgun kasabadan biliyorum, bir daha görüşemeyeceğimizi, zamanın Karlovy Vary’e yetmeyeceğini…

Siz de benim gibi “Şehri olduğu gibi seven ve kabul eden ŞEHİRKOLİKLERDENSENİZ, günlük anıları biriktirip, geçmişi sorgulamayı istemeyen” gidin ve anlatsın Karlovy Vary aşklarını, gençliğini, kimi hatalarını, kimi sorularını, kah doğrularını ama tamamen gerçeği, dinleyin, ilk ağızdan, Ondan…

Karlovy Vary’i tanıdıktan sonra, başka diyarlar yavan geliyor Şehirkoliklere bilesiniz…

yorum Yap