Ali Mavzer’den Üvercinka’nın Hikayesi

Cemalettin Seber

            İkinci Yeni Türk şiirinin kurucusu Cemal Süreya…

            Devrim niteliğinde olacak ve bütün kuralları reddeden bir akımın ilk kitabı olan Üvercinka… Güvercinka kitabının başındaki ‘G’ harfini kaldırarak yapar. Letrizm onda devrim etkisi yapmış gibi… Dadaizmle sesleri şiirde özgür bırakır. Sosyalist şair, şiirde kuralları da yıkar.

             Onun aşka ilk tanışıklığı ortaokul ikinci sınıfta başlayacaktır. Şairliği de o günlerde başladığını görebiliyoruz. Sonrasında modernist Türk şiirine yol gösterecek imgelemeleri Dadaizm ve Letrizmi realitede harmanlayıp ulusal bir akım haline getirecek. Aşk, Cemal Süreya’da devrim yaratıyor. Onu özgür ve kendini bulmasına neden oluyor.

            İşte Üvercinka şiirinin öyküsü

            Bir gün Cemal Süreya tahtaya Kızıl Mısralar’ı yazar.  Herkes Kızıl Mısralar’da geçen kişinin Seniha olduğunu biliyor. Kızıl saçlı ve güzel bir kızdır Seniha… Cemal Süreya tahtaya “Seni sevdiğim anda her şeyim kızıl oldu, Masmavi defterime kızıl satırlar doldu…” diye yazar. Bütün okul Cemal’in Seniha’ya âşık olduğunu öğrenmiş oluyordu. Ki o zamanlarda kızıl, komünizm demektir. Aykırı bir sözdür. Ortaokulda okumanıza bakmaz bürokrasi ve asayiş… Abdullah Macit, Cemal’in yanına gelir başının belaya girmemesi için kızıl kelimesini şiirden çıkarmasını ister. Cemal Süraya şiiri “Seni sevdiğim anda her şeyim yeşil oldu, Masmavi defterime yeşil satırlar doldu.” şeklinde değiştirir. Cemal ve Seniha okul sıralarında bile mektuplaşırlar. Şiirsel mektupları okullarının bitmesine kadar devam eder. İşte Cemal Süreya böyle bir âşıktır. Aşk onun mısralarında ve hayatında hep vardır ve hep olacaktır.

Hatta Cemal Süreya dostlarına mektup yazarken bir kelimeyi kendisi yazar diğer kelimeyi ise Seniha farklı bir renkte olan başka bir kalemle yazar. Böyle birbirini edebiyata hazırlayan ve ileride devrin en güçlü kalemi olacak Cemal Süreya’yı yaratır aşkları.

            Sonrasında Cemal Süreya ile evlenecek ve onun hırçınlığına rağmen onu çok sevecek olan Seniha… 1954 yılında evlenirler.

            Seniha ilk çocukları  Ayçe’ye hamiledir.

            Eskişehir Vergi Dairesinde çalışma arkadaşı olan Üvercinka çıkar karşına. Ona âşık olur. Üstelik Seniha Ayçe’ye hamiledir. Bu durum Cemal Süreya’yı bir çıkmaza sokmuştur. Onu, daha hırçın, daha devrimci, daha aykırı bir adam yapmıştır. 1955 yılında İstanbul’a maliye müfettişi olarak atandığında bu aşkı bitirip İstanbul’a öyle gider.

            Üstelik Cemal Süreya’nın aşık olduğu Üvercinka’yı kimse bilmez. Gizli sevmiştir ve aşkını hiç aşikâr etmez. Ömrü hayatında Üvercinka’ya ait hiçbir şeyi kimseye de anlatmamıştır. Üvercinka, yüreğinde hep bir sır olarak onunla şiiriyle ölene kadar devam edecek bir aşktır…

            Anladığımız kadarıyla bu aşk Cemal’den çok şey götürmüştür. Mahlas olarak kullandığı soy ismindeki bir Y harfini de kaldırır. Güvercinka olan şiirindeki ’G’ harfini de kaldıracaktır sonrasında.

Artık adı Cemal Süreya’dır, şiirinin adı da Üvercinka’

11Ağustos 1955 yılında Üvercinka’dan ayrılmalarından dolayı “acıların adını, ağustos koymalılar…”  ağustos ayını ayrılık ayı olarak tarihe not eder.

ÜVERCİNKA


Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil

Cemal Süreya.

Reklamlar
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s