Şükran Varol Kır’dan Bir Deneme; Kazanırken Kaybediyoruz

Kazanmak, sözcüğünün anlamı kazanç elde etmek, iyi bir sonuç elde etmek, ele geçirmek, fethetmek, yenmek, galip gelmek gibi bilindik tanımlar olsa da sözcüğün arkasında gizlenen özel anlamların günümüzdeki ya da hayatımızdaki karşılıklarını iyi bilmek gerekir. Kazanmak ve kaybetmek birbirinin karşıtı iki eylem gibi görünse de tam tersinin olduğu durumların da  karşımıza çıkabileceğini hiç düşündünüz mü?

İnsanlar, günümüzde sonuç odaklı olduğu için süreçle pek ilgilenmiyor. Elde ettiği kazançları bir terfi kartvizitinde ya da mevduat hesabında gördüğü an hedefine ulaştığı için yaşadığı hazdan vazgeçmek istemiyor. Daha sonra aynı başarıyı aynı hazzı tekrar tekrar yaşamak istiyor ancak tekrarlanan eylemin aynı hazzı doğurabilmesi için dozunun da arttırılması gerektiğini es geçiyor. Daha çok terfi almak için daha çok çalışmak gerekir, daha çok kazanmak için daha çok mesai harcamak gerekir. Gece gündüz çalıştığı işten çok para kazanıyor ama sabahladığı masanın başında sağlığını kaybettiğinin farkına varamıyor insan. Kendi olamadığı suni ortamlarda herkese göz kırparak nitelikten çok niceliği önemsediği bir sürü arkadaş ekliyor sosyal hayat bakiyesine ancak verdiği tavizlerle, eğilip bükülen kişiliğiyle, bulunduğu bardağın aldığı şekliyle en çok kendisi kaybediyor.

Çağımızın vebası ürettiğimizi zannederken aslında her saniyemizi tüketiyoruz. Bizim olmayan dertlere kafa yorup yaşımızın çok üstündeki beklentileri karşılamaya çalışırken ait hissetmediğimiz bir dünyada vekâleten aldığımız sorunlara çözüm bulmak için debeleniyoruz. Arkadaşlarımızın, eşimizin dostumuzun en çok da çocuklarımızın hayatlarından çalıyoruz. Peki, bunu neden yapıyoruz?

Kaliteli geçirmediğimiz her anı çocuklarımızın geleceğinden çalıyoruz dolayısıyla onlara telefonlarımıza tabletlerimize dokunduğumuz sıcacık bir el borçlu olduğumuzun ağırlığıyla eziliyoruz. Dijitali kazanırken psikolojiyi kaybediyoruz, yaşamın algoritmasını görmezden geliyoruz.

Bal mumundan kanatlar takmışız ama son sürat güneşe doğru uçuyoruz. Özgürlüğümüzü kazandığımızı sanırken hayatımızı kaybedeceğiz farkında bile olamadan. Maviliğe kanat çırparken yeşili kaybediyoruz. Ayağımızın altındaki toprağı çekip alacaklar ama bizim gözümüz ufuk çizgisinde olduğundan burnumuzun ucunu göremeyeceğiz. Yeşili katlederken doğaya savaş açtığımızın idrakine bile varamayacağız oysaki bu savaşta kazanırsak kaybedeceğimiz gerçeğini biliyoruz ama bilmezden geliyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s